Herkesin dilinde aynı şey: “Düşünce gücü, rezonans kanunu, evrene mesaj gönderme…”
Ama iş pratiğe gelince çoğu kişi nereden başlayacağını bilmiyor. Hatta bazen şöyle bir his gelir: “Ben istiyorum, düşünüyorum ama olmuyor… acaba yanlış mı yapıyorum?”

Öncelikle şunu bilmek çok rahatlatıcı: Hepimiz aynı süreçten geçiyoruz. Rezonans kanunu, öyle sihirli bir düğmeye basmak gibi değil; aslında kendi içsel frekansımızı tanımakla başlıyor.

Peki nasıl başlarız?

  1. Zihnimizi sakinleştirmek:
    Gün içinde düşünceler öyle çok ki… Bir frekans yaymaya çalışıyoruz ama gürültüden kendi sesimizi bile duyamıyoruz. Bunun için en basit adım: Her gün 5 dakika sessiz kalmak. Nefese odaklan, düşünceler gelsin gitsin, sadece izle.
  2. Küçük niyetler koymak:
    Koca hayallerle başlamak yerine ufak adımlarla başla. Mesela “bugün daha huzurlu hissedeceğim” gibi. Küçük niyetler birikir, frekansımızı yükseltir ve büyük hayallerin kapısını açar.
  3. Duyguları işin içine katmak:
    Rezonans kanunu sadece düşünceyle değil, duyguyla çalışır. Ne kadar hissedersen, o kadar hızlı yayarsın. Örneğin “bolluk” düşünürken şükürle, neşeyle hissetmek çok daha etkili olur.
  4. Sabırlı olmak:
    Evren aceleye gelmez. Tohum ektiğinde çiçek hemen açmaz, ama sen her gün sulamaya devam edersin. Düşünce gücü de böyle: sürekli, istikrarlı ve sevgiyle beslediğinde karşılığını alırsın.

Küçük bir sır

Başlamak için mükemmel bir an beklemene gerek yok. Tam şu an, bu satırları okurken bile niyet koyabilirsin. Belki de hayatındaki değişimin ilk tohumu, tam da şu anda atılıyor. 🌱

Unutma, rezonans kanunu aslında şunu söylüyor: “Sen neysen, hayatın da o olur.”
O yüzden dışarıya bir şey yaymadan önce, içeride kendinle dost ol.

Sevgiyle,
aurayolu.com

Posted in

Yorum bırakın